Elvrade[nokta]Kom |Salih Taner CEP » 2007 » Kasım » 16
inicio mail me! sindicaci;ón

Kasım 16, 2007 icin Arsiv

İşte Gerçek Maraş dondurması

Kategori : Genel

Bursa’da bir pastane tarafından üretilen 655 kiloluk Maraş Dondurması’nın dayanıklılığı, ilginç bir gösteriyle test edildi.Yurdum insanı yapacagını esirgemiyor :) Okumaya devam et »

Bir Düş… Sadece Bir Düş(tün)

Kategori : Iwır zıwır

Bir düş gibi geçtin hayatımdan…

Başı ve sonu belli olmayan bir düş. Görülmeyen çıplak gözle. Tutulmayan elle. Paylaşılamayan kimseyle. Ve acı. Ve gözyaşı dolu. Ve sensiz bir düştü, uçtu, hepsi bu…
Müziklerim eşlik etti hayatımdan geçişine. Kemanları parçaladım huzurunda. Senfoni orkestralarını tuzla buz ettim.. Elektro gitarlardan eser kalmadı. Piyanoların her bir tuşunu ayrı kırdım. Şarkıyı bile söyleyecek kimse bırakmadım. Ölmüştü hepsi, öldürmüştüm bir bir. Ve gidişine son bir nota sakladım My Dying Bride’tan. Ve seni tozlu raflara kaldırdığım son gece bana o eşlik etti. Ve bir de bir şişe Efes Pilsen bira. Ve bir de yanımda sensizliğin vardı ki, o zaten yoldaşım olmuştu. Seni tozlu raflara kaldırdığımda bile beni yalnız bırakmadı.
Ölümlerim geldi aklıma sessizliğin huzurunda. Şahidi bir parça gözyaşının olduğu ölümler. Hergece hergece ve heryerde. Kaçış yollarını kapatmışsın. Bağırdım bir sürü aç diye, sesim mi çıkmadı bilinmez, açmadın. Belki de açamadın açmaya çalıştığın halde. Belki de açmak için ellerinin bütün gücünü harcamışsındır. Yüreğinde buzları parçalamış, elleri kanatmışsındır. İnan bana o mesafeden gözükmüyordun. Hissediliyordun sadece. Ve ben bağırmakla sessiz kalmak, ölmekle yaşamak arasındaki o cilveli noktada oturmuş düşünüyordum. Ve ölüyordum milim milim, gram gram.. Öldüğümü görüyordum

Asker vurulunca degil unutulunca ölür

Kategori : Genel

Ulusumuzun tarihi, kahraman şehitlerle doludur. Yakın tarihimize şöyle bir
bakacak olursak: Çanakkale Şehitleri, Kuvva-i Milliye Şehitleri, Kore ve
Kıbrıs Şehitleri ve son aylarda basiretsiz yöneticiler yüzünden tekrar
hortlayan terör ve teröre kurban verdiğimiz Şehitlerimiz..

“Şehitler ölmez” derler; evet Şehitler Ölmez.. Atatürk Cumhuriyeti için,
vatan için, bayrak için, millet için, namus için, insanlık için için
gözlerini kırpmadan canını veren kahramanlar ölmezler. Çünkü onlar kutsal
bir dava uğruna savaşmışlardır.

Yirmi beş yıllık bir terörle mücadele dönemine ve her gün televizyonlara
yansıyan şehit cenazelerine bakan herkes, hem dost hem de düşman, şehit
anası ve babasının ağzından tek bir laf duyar: Vatan sağolsun! Bu laf kimse
tarafından ezberletilmemiştir onlara. Çünkü asker bir millettin fertleri
için, vatan uğruna savaşmak ve gerekirse ölmek büyük bir şereftir. Onun
için, şehit ailesi hiç çekinmeden ikinci, üçüncü, dördüncü evladını cepheye
gönderir. Bu durumun tek bir kaynağı vardır. Her Türk’ün aklında ve
yüreğinde ortak bir asker ocağı tanımı vardır. Ne pahasına olursa olsun
yaşatılması ve korunması gereken bir ocak!
Okumaya devam et »

ay gülüm kapımızda nöbet tutuyor ölüm

Kategori : Iwır zıwır

Ay Gülüm
Kapımızda nöbet tutuyor ölüm

Diyecektim ki; gülüm,
Mevsim hazan mevsimi, mevsim gözyaşı mevsimi… Mevsim ayrılık mevsimi. Tarifsiz bir hüznün sarmalındayız. Anlatılması zor, ifadesi güç. Fikirler tel tel, şehra şehra düşünceler, duygular buruk buruk….
Bir yanı bahardır kıyılarımızın bir yanı cehennem.
Durmadan gözyaşı dökülüyor yüreğimizin üstüne. Acıdan, ayrılıktan haritalar ekleniyor alnımızın çizgilerine…

Sararan yapraklar tutunamıyor artık dallarda gülüm, rüzgar estikçe savrulup gidiyor her biri bir yana. Katar katar turnalar göçüp gidiyor üstümüzden…

Diyecektim ki; gülüm,
mevsim hazan mevsimi, mevsim hüzün mevsimi, har düşmüş bağlara, bahçelere. Yapraklar üşüyor, yapraklar düşüyor dalından. Turna göçü gibi yapraklarında göçü başladı gülüm…

Diyecektim ki; gülüm,
mevsim hazan mevsimi, mevsim kıran mevsimi. Her taraf ölümlerle acılarla dolu. Kan gölüne döndü dünya. Dört bir tarafta barut kokuları geliyor. Her tarafta savaş, kan gözyaşı var. Her tarafta bir kaos sürüyor… Bu yüzden karalar giydik gülüm. Utandık insanlığımızdan.
Bacakları kopan çocukların feryatları doluyor yüreklerimize. Çığlıkları, çocukları ölen anaların. Hiç bu kadar sahipsiz, hiç bu kadar umutsuz, bu kadar çaresiz kalmamıştı yüreğimiz. Kan ve barut kokan ağır bir hava hüküm sürüyor gecelerde Havaya karışan iniltiler feryatlar ağıtlar.
Okumaya devam et »